<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157</id><updated>2012-02-10T12:44:40.097-08:00</updated><category term='DİKİŞ-ÇEYİZ'/><category term='doğum hikayesi'/><category term='güzel doğum hikayesi'/><category term='olurmu'/><category term='sezeryanın riskleri'/><category term='dikiş makinası'/><category term='yapılabilir mi'/><category term='aydın salih'/><category term='doğum'/><category term='BİLİMSEL'/><category term='sezeryan'/><category term='DİKİŞ-GİYİM'/><category term='sezeryan sonrası normal doğum'/><title type='text'>EREĞLİ CEYİZ</title><subtitle type='html'>ÇİLEĞİN KOKUSU, ÇELİĞİN PIRILTISI,ZEYNEBİN ÇEYİZİ...
www.helalderman.wordpress.com sitesinde yayına devam etmektedir.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>16</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-7609535040894367742</id><published>2010-06-11T12:36:00.000-07:00</published><updated>2010-06-11T12:46:28.334-07:00</updated><title type='text'>Güzel Bir Doğum Hikayesi daha..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/TBKSAEywt7I/AAAAAAAAAFE/9yFSPfFSAx4/s1600/010620102116.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/TBKSAEywt7I/AAAAAAAAAFE/9yFSPfFSAx4/s320/010620102116.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5481604226447620018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Hesaplamalarımıza göre  hamileliğimin 40. haftası, 2 Mayıs’ta doluyordu.&lt;br /&gt;Rutin kontrollerden birine gittim ve doktor muayene ederken, “Sen bu acıya dayanamıyorsan, normal doğumu nasıl yaparsın? Dayanamazsın” diye biraz baskı yaptı. Normal doğumda ısrarlı olduğum için üzerinde fazla durmadım.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;30 Nisan’da doktora kontrole gittim. Muayene yapıldı ve doğumun başlamış olduğunu öğrendim. Doktor, ” yeni başlamış doğum, istersen sezaryen yapalım” deyince hemen “hayır” cevabını verdim. Ne demek istersem, sezaryen sadece bir kurtarma ameliyatı olduğu için ancak mecbur kalındığında yapılmalıydı!!!&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Doktorum, 2 gün içinde doğurmazsam, 3 Mayıs’ta suni sanci vererek doğumun başlatılmasını önerdi. Yoksa plasentanın yaşlanacağını, amniotik sıvının azalacağını , bebeğin mekonyumu yiyerek zehirlenebileceğini ciddi bir şekilde anlattı. 1- 2 gün beklememizle bebeğimizi tehlikeye atacağımızı söyledi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Annem ile hastaneden üzülerek çıktık. Sakinleşmek için deniz kenarında gezdik, ama ikimizin de içi sızlıyordu.&lt;br /&gt;Kararsızdık. Eşimle telefonda görüştüm. Eşim kesinlikle suni sancı yaptırmamam gerektiğini söyledi. Eşimin suni sancı istemediğini doktoruma söyleyince, “Eşin doktor mu?” gibi bir soruyla karşılaştım.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Eve gelince “Gerçek Tıp” adlı kitabı tekrar okuduk. Suni sancının zararını öğrenince eşimin kararı daha da sabitleşti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ben ise yine kararsızdım. Doktorumun söyledikleri kafamdan çıkmıyordu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bebeğim için korkuyordum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;3 Mayıs. Hastaneye gitmedim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;6 Mayıs. Hurma yemeye devam ediyordum. Hurmada doğal oksitosin hormonu (doğumu kolaylaştırmak ve hızlandırmak için) varmış. Suni sancıda ise bu hormonun sentetik olanı veriliyor. Önceleri çok sık tüketmiyordum ama doktor “suni sancı verelim” deyince, korkudan, sanırım 5 günde 2 kilo kadar hurma yedim.&lt;br /&gt;3 kilo tükettim son iki haftada.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hergün akrabalar, arkadaşlar arayıp “hala doğurmadın mı” deyince üzülüyordum.&lt;br /&gt;Çevremdeki herkes telaştaydı. Doktora gitmemi istiyorlardı. Ben ise Allah’ıma tevekkül edip, “Doğacağı zamanı en iyi Allah bilir” diyerek cevaplıyordum onları ve&lt;br /&gt;hurmamı yemeye devam ediyordum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tabii ki doğumu sabırla beklememiz yüzde yüz kendi kararımız değildi, araştırıp buna karar verdik.&lt;br /&gt;Kitaptan okuduklarımız, Dr. Aidin Salih’in yardımcılarını arayarak ”bekleyin, korkmayın” talimatı ve arkadaşımızın site editörü Zeynep Hn.a yazarak durumdan bahsetmesi ve şu cevabı almamız, hepsi çok etkili oldu:&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“Hele de ilk doğumsa az daha gayret etsin. Ben de 43 haftalık doğum yaptım ve eski tıp kitaplarındaki araştırmama göre hesap yapılan doğum başlama&lt;br /&gt;tarihinden sonra 1 ay mühlet vardır. Benim hesabım 24 kasım iken kızım 25′inde doğdu. Yani ben de sıkıntılandım başlamıyor diye ama böbrek zayıfsa&lt;br /&gt;bebek tamam dediği ana kadar beklemek gerekli,çünkü doğumu başlatan hormonları bebek salgılyor. Allah’a bolca dua edin, meal okusun asla suni sancı almasın ,inanın “sezeryan sonrası normal&lt;br /&gt;doğumda tehlike var” diyorlar ya, aslında bu suni sancı daha tehlikeli, hayatına mal olacak kadar. Beklesin sabretsin. Rad Suresi’nde “Rahimlerde olanın ne zaman bırakılıp ne zaman salınacağına Allah karar verir”diyor.&lt;br /&gt;Sancılanana kadar beklesin. Hurmayı ben gün içinde hep tüketiyordum, tam başlama zamanı aslında, 1 kilo kadar tüketsin gün içinde ama açken olmalı yemekten 1 saat kadar önce.Hakiki zeytin yağı içsin ayrıca sabah kalkınca dayanabildiği kadar ve doğum yoluna sürekli sürsün ki kaslar gevşesin. Evde doğumu düşünürse ebe ayarlamaya da çalışırız iinş.”12 Mayıs,sabah. Uyandım. Her zamanki gibi elimle bebeğimin hareketlerini hissetmeye çalıştım. Kıpırdamıyor.&lt;br /&gt;Bebeğim zehirlenip karnımda iken vefat etti diye ağlamaya başladım.&lt;br /&gt;Keşke doktorumu dinleseydim diye kendimi suçlamaya başladım.&lt;br /&gt;Bu arada bebeğim uyandı ve tekmelemeye başladı :) Sevindim. Yine de&lt;br /&gt;yanımızdaki özel hastaneye sadece ultrason yaptırmaya gittim.&lt;br /&gt;Bebeğin durumu iyi olduğunu ve doğuma çok az kaldığını söylediler. Eve&lt;br /&gt;gelince Meryem süresini okudum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;13 Mayıs, saat sabah 03:26. Hafif ağrılardan uyandım. Sancılarım&lt;br /&gt;başladığına inanamadım. Ağrılarım 8 dakikada bir tekrarlandığını fark&lt;br /&gt;ettim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Evdekileri uyandırdım. Hastaneye gitmeye hazırlandık. Saat 05.15.&lt;br /&gt;Hastaneye geldik, hemen muayene yaptılar.&lt;br /&gt;Doktorlar öğleden sonra doğuracağımı söylediler. Pek ağrı&lt;br /&gt;hissetmediğim için doğumun daha da geç başlayacağını düşünüyordum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Durmadan hepimiz dua ediyorduk. Camide bir bayan “SUMME SEBİLE YESSERA”&lt;br /&gt;ayetini sancı başladığında 3 kere okumamı söylemişti. Onu okudum.&lt;br /&gt;Durmadan Kelime-i Şehadet getiriyordum. Eşim de doğum sırasında İnşikak Suresi’ni okumuş.&lt;br /&gt;Annem de bildiği tüm dualarını okumuş.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sancılarım devam ediyordu, fakat çok ağrımadı.Saat 8′de ağrılar arttı&lt;br /&gt;biraz, suyum saat 8:30 da geldi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tekrar muayene yaptılar ve daha beklemem gerektiğini söylediler,&lt;br /&gt;bebeğin kalp atışlarını takip etmek için NST bağladılar, ağrılarım 1&lt;br /&gt;dakikada bir tekrarlanmaya başladı,  ve saat 9′a az kala rahmimden&lt;br /&gt;bebeğimin inmeye başladığını hissettim. 10 dakika sonra doğum masasına&lt;br /&gt;aldılar. Doğururken doktorlar ne derse onu yaptım, pek fazla ağrı&lt;br /&gt;hissetmediğim için bir kere bile bağırmadım ve 20- 25 dakikada&lt;br /&gt;doğurdum. Doktorlar çok sevindiler ve “tüm doğumlar bu kadar sorunsuz&lt;br /&gt;geçse keşke” dediler. Hemşireler de “Allah bize de böyle doğum nasip etsin” dediler.&lt;br /&gt;Ufak bir makas dışında hiç bir müdahale olmadan doğum yaptım.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Zeynep kızımız 3550 gram ve 50 cm olarak doğdu :)&lt;br /&gt;Bol hurma yediğim için sütüm de hemen geldi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Doktorum, doğumdan sonra sanki hiçbirşey olmamış gibi geldi baktı bebeğime. Annem de odadaydı. Sadece bana ” gözün aydın, geçmiş olsun” gibi şeyler söyledi. Annemi ise görmezlikten geldi. Çünki annem de herşeyin doğal olmasını istiyordu ve onun için de “Annen de mi doktor?” gibi sözler sarfetmişti maalesef. Sanırım doktorlar, çok az normal doğum gördüklerinden, normal olanın sezaryen veya suni sancı olduğunu düşündüklerinden ya da maddi kaygılarla bilemiyorum böyle davranıyorlar, hepsi olmasa da.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;27 Mayıs. Kızımız doğalı 2 hafta oldu. 2 saat önce banyosunu yaptırdık, şu an uyuyor.&lt;br /&gt;P.S. Tüm hamilelere kolay doğum dileğiyle bu hikayemi anlatmak&lt;br /&gt;istedim. 40. hafta doldurduktan sonra telaşlanmayınız ve Allah’ın&lt;br /&gt;belirlediği doğum saatini bekleyiniz. Okuduğunuz için teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılarımla, Gündüz &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-7609535040894367742?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/7609535040894367742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=7609535040894367742' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7609535040894367742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7609535040894367742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2010/06/guzel-bir-dogum-hikayesi-daha.html' title='Güzel Bir Doğum Hikayesi daha..'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/TBKSAEywt7I/AAAAAAAAAFE/9yFSPfFSAx4/s72-c/010620102116.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-4846292397673802647</id><published>2010-01-05T05:00:00.000-08:00</published><updated>2011-08-22T20:13:11.336-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yapılabilir mi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezeryan sonrası normal doğum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum hikayesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aydın salih'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezeryanın riskleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezeryan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='olurmu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel doğum hikayesi'/><title type='text'>SEZERYANDAN 2 YIL SONRA NORMAL DOĞUM</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&amp;gt;“KÜN FEYEKÜN” RABBİM OL DEDİMİ OLDURANDIR !&lt;/span&amp;gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; —ilk modern tıpla yaşadığımız doğumumuz—&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="font-weight:bold;"&amp;gt;  ilk bebeğimize 41 haftalıkken kdz,ereğli anadolu hastanesi, Hülya karadeniz ömer  çatı darlığı tespiti koyarak sezeryan kararı verdi,0 kadar ağladımki anlatamam…Bana sarılıp”bişey olmaz ben bile sezeryan yaptım nolacak”dedi..suni sancıyı bile tercih etmiştim artık ama bana”alırız  seni masaya, kanaman olur ordan ameliyata derken çok kan kaybı yaşarsın,yada bebek kakasını yutar, boynuna kordon dolanır mazallah vs vs..”birsürü riski sıralamıştı- o kadar araştırmama rağmen bir çıkar yol bulamadım..Normalde ilaç bile kullanmayan ben sezeryan oldum; uyanıktım ama inanın hiç bir şey anlamadım,bebek ağladı bir anda o kadar! Hastanede yaşadıklarımız hepsinden beterdi; özel hastahane olmasına rağmen oda o kadar çok sıcaktı ki. ilk gün bişey olmadı ama bebeği sürekli aldılar yanımızdan ayağına jilet atıp kan alıyorlardı tahliller tahliller vs.Ondan sonra 4 kilo doğan bebeğimiz normalde %10 kilo kaybına uğrandığı halde daha 350 gr vermişken çocuk doktoru tarafınfan beslenemiyor denilerek beslenme serumuna bağlandı,ayaklarını birbirine vurup itekliyordu serum iğnesini gözümün önünde yavrucak.Akşama nöbetçi dr anneden besleniyorsa seruma gerek yok dedi  ve çıkarıldı allah ondan razı olsun.Ayrıca mamada önerildi kullanın diye ama kıyamadım kızıma ve kullanmadım.Bebek altını 5 kez ıslatıyorsa doyuyor olduğunu öğrendim ve mamayı eczaneye geri iade ettim.15 günlükken kolik başladı kızımda akşam 6 da susmak bilmiyordu o kadar çaresizdim ki yine aynı çocuk doktoru anadolu hast.çocuk dr.aylin dizdar fitil kullanın dedi ama bitmiyordu bu ağlama nöbetleri, hergün aynı mesele tekrarlıyordu ve annem arayıp çocuğun sağlığını bozacaksınız dedi.Ben fitili bıraktım,saat 6 olunca bebeği omzuma doğru yatırıp ayaklarını içe büktüm ve ninniler söyledim,nazladım falan bu arada kalça kasları gevşesin diyede elimle sıkıp gevşetiyordum bebeğim o günden sonra rahatladı,kasılmıştı aslında stresten  tek mesele buydu, birde zeytin yağı içirmek(1 ç.k) işimi iyice kolaylaştırdı bağırsaklarını rahatlatıyordu,bunun için zinko denen bir ilaçta satılıyor eczanede onuda denedim ama en güzeli nerden alındığı belli olan işlenmemiş hakiki zeytin yağı….&lt;br /&gt;—ikinci bebeğimizin doğum hikayesi—&lt;br /&gt;Doğum tarihini 21 aralık olarak hesaplasakta,doktorumuz hülya hanım ultrasyondan hesap yapıp 6 aralık demişti doğum tarihimize. son ana kadar bekledik  ve 8 aralıkta önce devlet hastanesine kontrole gittim ebeler belki farklı bir yaklaşımda ve açıklamada bulunur diye!Ama seher isimli ebe bana sert davranarak yırtık olur,olmaz ne demek normal doğum diye çıkıştı,hele doğum dr cavidan hanım  arkasını dönüp giderken mahalle kadınları gibi ” yırtılırsın,ortadan ikiye  ayrılırsın ameliyat yerinden de görürsün!! diye laflar savuruyordu. bırakın benim haklı veya haksız olmamı hamile bir kadınla böyle konuşmak hele devlet hastanesinde böyle davranıp muayenehanesindeki kibarlığını görürseniz benim ne derece haklı olduğumu ve sinirlendiğimi anlarsınız.. Neyse kdz.ereğlideki anadolu hastanesine dr’umuzun yanına gittik bana geç kaldığımı bebeğin 38  haftalıkken alınması gerekli olduğunu söyledi ama ısrarlarımızı sonucunda 1 hafta daha ileri attık tarihi.Bana ”reptür(eski kesi  yerinde yırtık)olur yazık olur sana,acıyorum falan”dedi;ama sezeryan eğer kurtarma ameliyatı olarak önümüzdeyse öylede olmalıydı ve 2. bebeğimde en azından annelik duygularını yaşamak istiyordum bunu kendisinede belirttim.&lt;br /&gt;Ve nihayet 1 hafta geçmişti ama bende tık yoktu,eşimi doktora yolayarak sancıları beklemek istediğimizi en azından annelik hormonlarınıın yayılmasına kadar süre tanınmasını istediğmizden bahsettik(bu arad ben gitmedim çünkü azarlamasından ve korkular hastalığına bulaşmaktan uzak kalmak istedim).Yine bizim için üzüldüğünü söyledi ama sancılarla gelirsem sabaha kadar bekleteceğinide ilave etti,sonradan aklıma şu geldi madem sancılar için suni sancı uyguluyorlardı o zaman oksitosin içeren allahın yarattığı bir besinde olmalı diye düşündüm!Ve googleden arattım inanamayacaksınız karşıma hurma çıktı ertesi gün hormonsuz olan ecve hurmalarından aldık sabah akşam açken 7  tane yedim bu arada zon hurması denen bir hurma vardı çarşıda gezerken onuda aldık ve 20 tane kadarda ondan yedim evettt o akşam doğumun ilk belirtileri ortaya çıktı bu arada hurma yemeye devam etim 2 gün sonra su kesesi patladı ve sancılar gelmeye başladı (aydın salih’in sancılardan başladıktan sonra  sancıyı arttıran ilaçlarını yapıp ara ara içtim)ama çok az az geliyordu 2 gün daha gündüz sancılar çektim ama gece uyuyunca geçiyordu yada az olduğundan ben hissetmiyordum 3. gün akşama doğru olan oldu sancılar sıklaşmaya başladı, ist anlaştığımız ebe gelemedi eşine telefonla ulaşamadığı için burada oturan tanıdık bir köy ebesini çağırdık oda yok yapamam ben korkuyorum vs demeye başladı ve korkuttu bizi.Hatice kot u aradık ve hastaneye gitmek zorunda kaldığımızı söyledik annem gibi çok ilgilendi benle( allah ondan razı olsun) bir anda hüzünlendi sesi.Neyse doktorumuz hülya ömeri aradık bana söyleidkleri şunlardı”benimle dalgamı geçiyorsun sen,kendin doktorsun git evde doğur,devlete git naparsan yap ,ben sana bakmam,gelmiyorum vs’‘ona sizden başkasına gitmeyeceğim dedim,beni bırakmamasını,anlaştığımız gibi son sancılara kadar çekmek istediğimi konuştuğumuzu söyledim inanın telefonda ağlattı beni! sezeryana ikna ederek çağırdık onu yoksa gelmezdi eminim. Ben ona güvenmiştim ilk doğumda ama o bana hiç güvenmemiş sağolsun!Neyse haklılığımı ilerleyen satırlarda anlayacaksınız! Sezeryana geldiğimi söyleyince ebeyle konuştu ve hazırlıklar başladı bana su serumu taktılar bu arada sancılarda sıklaşmış,zaman ilerlemek bilmiyordu sanki;birsüre sonra beni ameliyaneye aldılar ama anestezi uzmanı gelmiş ebeler ve doktor ortalıkta yoktu rabbim kimseye muhtaç etme diye sancılarda dua ediyordum ve rabbim ol dedimi olduransın bırakma ellerimi diyordum!Meğer rabbim onları geçe bırakarak benim doğumumu ilerletiyormuş…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse doktor geldi yüzüme bakmıyordu,bana kızgındı akşam akşam onu rahatsız ettiğim için…Velhasıl belden anestezi yapıldı  ve dr son bi muayene edelim dedi  ve muayenede şu sözleri söyledi”normale dönüyoruz”!!! mucizeydi benim için bu sözler resmen!…Ebenin karnıma bastırması ve sedyede olmak benim için dezavantajdı, tabi belden aşagısıda uyuşuktu,epizyo istemediğimi söyleyince dr seni dinlemiyorum artık dedi,halbuki epizyo yapılması hastanın isteğine bağlı uygulanabilir bir müdahaleydi..Bebek 5 dk geçmeden doğmuştu,dr ”çok yırtık var sezeryan olsa böyle uğraşırmıydım” dedi bunlar basit ama çok korkunç bir mantığın sözleri aslında!bebek doğunca ağladım ve bebeği kucağıma aldım mükemmeldi inanın tarif edemem o aşk gibi bişeydi….ebe bastırmamış olsa seyrine bıraksaydı kasılmalar olunca kendi başıma müdahalesiz doğum yapabilirdim de yırtıkların çokluk sebebi budur bence!&lt;br /&gt;Bebeğin aşılarını yaptırmayacağımı söyledim ısrar ettiler ama imza atarak hep.b yapılmadı(amerikada otizm sebebiyle vurulmuyor) ve anestezi etkisi bitince hemen kalkıp yürüdüm,kendi başıma bile 3 tur attım koridorda,tüm odalarda sezeryan hastaları vardı ve bebekleri huzursuzca ağlıyordu,bir ben normal doğumdum  ilk bebeğimde çektiklerimi hatırlıyorumda o insanları çok iyi anlıyordum! Benim bebeğimse bütün gece mışıl mışıl uyumuştu heyecandan sabah 5 e kadar uyuyamadım.ilk bebeğim 30.gün ilk kez tebessüm etmişti ama bu kez 2.günde yavrum gülümsedi gayet sağlıklı, yüzüstüyken kendin yan çevirebiliyor hazır bez yerinede pamuklu bezlerden kullanıyorum.&lt;br /&gt;_bebeğin boynuna 2 kez kordon dolanmıştı ama bebek doğunca hemen sıyrıldı çünkü kordon bağı esnek ve asla sezeryan sebebiyet veren bir durum  değildir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_doktor ”neden ilkinde böyle ısrar etmedin madem” dedi ,ona asla doğuramazsın sen ,kemiklerin dar demiştinizde ondan dedim.&lt;br /&gt;_sanırım aşk denilen şeyi  şimdi daha iyi anladım,bebek doğunca rabbim onu anneye yerleştiriyor ve mükemmel bir merhamete ve fedakarlığa gerk oluyorsunuz.&lt;br /&gt;_akşam 2o.oo sularında gittiğm hastanede 22.oooye kadar bekledim 22.o2 gibide bebeğim dünyaya geldi.&lt;br /&gt;kemik darlığı modern tıpta  dahi; ilerlemiş ülkelerde sezeryan sebebi değildir,ancak doğum masasında sorun olmaya başlarsa sezeryana gidilebilir.&lt;br /&gt;Özellikle&lt;br /&gt;*Ağrıkesici olarak doğumdan sonra söğüt yaprağı(eskiden söğütten yapılırdı ağrı kesici) demleyip içtim epizyo ve yırtık ağrılarını kesti bu sabah akşam aç karnına..&lt;br /&gt;*doğum sonrası yaralar içinse antibiyotik yazmıştı dr, onun yerine soğanlı ve ballı bir ilaç kullandım(eski yaralar için-kitapta var)&lt;br /&gt;*Doğumda ebe bebeğin kordonunun çok kolay kesildiğini söyledi,doğal yaşam bebeği rahat ettirmişti yani&lt;br /&gt;*Bebeğin su kesesi patlayınca ebeye gittim ama bişey olmayacağını söyledi 3 gün böyle bekledik normalde su kesesi patlayınca hemen yatırıp suni sancı veriyorlar ama eski tıp kitaplarındada suyunsadece kesede değil keseiçinde ayrıca su  balonla bulunmakta bebekle beraber çıkarken patlayıp çocuğun rahatça hareket etmesini sağlıyan kesecikler bunlar.&lt;br /&gt;*Dr bana neden ilk doğumda ısrar etmediğimi sordu ve ona  o kadar ağladım önünüzde daha neyapsaydım,bana asla doğuramazsın diyen sendin dedim..&lt;br /&gt;*Diğer doğumu evde suda yapacağım ebe eşliğinde, izmirde ve eskişehirde evde doğum çok yaygın.yabancılar yapıyor sanıyoruz sadece ama aslında sadece bilmiyoruz..&lt;br /&gt;*Ebeler ve bir kaç özel  Dr hariç doktorlar normal doğumdan değil kesip biçmeden anlıyor bu iş eski sahiplerine yani ebelere bırakılmalı.&lt;br /&gt;*rad suresi 92 de derki_rahimde olanın ne kadar ileri bırakılıp nekadar erken bırakılacağını ancak allah bilir._&lt;br /&gt;*Bu yöntemler için (doğal doğum-hakan coker) isimli bir doktorda uzman,googlede araştırabilirsiniz&lt;br /&gt;*Sanırım oturarak yemek yemek ve hiç masa kullanamakta avantaj -unutmayalım çömelmek sağlıktır.&lt;br /&gt;Elbette rabbime tüm merhamet ve kitabi desteğinden ötürü hamd olsun ve bana  bu sürede   emek veren ve hiç yılmamamda büyük rolü olan eşime desteğinden ötürü milyonlarca kez teşekkür etsem azdır. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-4846292397673802647?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/4846292397673802647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=4846292397673802647' title='38 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/4846292397673802647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/4846292397673802647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2010/01/sezeryandan-2-yil-sonra-normal-dogum.html' title='SEZERYANDAN 2 YIL SONRA NORMAL DOĞUM'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><thr:total>38</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-9064887978494441144</id><published>2009-11-10T05:21:00.000-08:00</published><updated>2009-11-10T05:24:14.137-08:00</updated><title type='text'>AŞI HAKKINDAKİ GERÇEKLER- aydın salih</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;AŞI HAKKINDAKİ GERÇEKLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Zorunlu tutulan ve kullanılması için baskı oluşturulan aşılar hakkında)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağustos 2009′da İngiltere ve Fransa’da Domuz Gribi aşısı, hayvanlardan sonra az sayıda insan üzerinde, ABD’de ise 2 bin kişinin üzerinde denenmiştir. Ancak sonuçlar en fazla 2 aylık verilerle sınırlıdır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Büyük ihtimalle, domuz gribi aşısı Türkiye’de  aşıyı satan firmanın kendi personeli vasıtasıyla uygulanacaktır. Böylece Faz-1 deneyi Türkiye’de 28 milyon kişi üzerinde yapılmış olacaktır. Önceden hiçbir olumlu verisi olmayan, tehlikesi büyük olan bir aşının 6-36 aylık bebeklere, çocuklara, sağlık çalışanlarına ve savunma mensuplarına uygulanması bugüne kadar Türkiye’nin göreceği en büyük tehlike olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grip aşıları dahil tüm aşıların, aşılanan kişiyi ömür boyu etkileyecek derin zararları vardır. Yeni üretilen bir aşının yan etkilerine yönelik araştırmalar kısa vadeli sonuçlar verir. Dolayısıyla yan etkilerinin 2-10 yıl sonra ortaya çıkabileceği gözardı edilmektedir. Çocuklarımıza yapılacak bir aşı eğer kısırlığa yol açıyorsa, bu, 15-20 yıl sonra çok acı bir şekilde anlaşılacaktır. AIDS virüsü çocuk felci aşılamasından 10-12 yıl sonra, otizm 2-4 yıl sonra, kas-kemik ve bağ dokusu hastalıkları 4-6 yıl sonra; sinir sistemi hastalıkları 2-10 yıl sonra ve Guillain-Barre sendromu hemen veya birkaç yıl sonra ortaya çıkmıştı. Aşının yan etkileri aşıdan hemen sonra ortaya çıkmayabilir. Aşının sebep olacağı bir hastalık 20-30 ve hatta 50 yıl sonra ortaya çıkabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ilacın kutusunda hangi maddeleri içerdiğine dair bir prospektüs bulundurma zorunluluğu vardır. Fakat uygulanan bir aşı partiler halinde gönderilmekte ve tek bir prospektüs taşımaktadır. Dolayısıyla hastanın prospektüsü inceleme imkanı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grip Aşılarının Bilinen İçeriği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Alüminyum hydroxide, alüminyum fosfat, amonyum sülfat, amphotericin B&lt;br /&gt;2-Domuz dokuları, At kanı, Tavşan beyni, Köpek böbreği, Maymun böbreği.&lt;br /&gt;3-Civciv embriosu, Tavuk-Kaz yumurtası, Sığır serumu, Betapropiolacton&lt;br /&gt;4-Doğmamış sığır serumu, Formaldehyde, Formalin jelatin, Köpekbalığı karaciğeri yağı.&lt;br /&gt;5-İnsan fetusu ( Üçüncü gebelik ayı başından doğuma kadarki devre içinde ana rahmindeki canlıya verilen ad)&lt;br /&gt;6-Maymun böbrek hücreleri&lt;br /&gt;7-Yıkanmış Koyun kanı&lt;br /&gt;8- Monosodyum Glukomat&lt;br /&gt;9- Polioksidonyum (Sentetik proteinler ve nano materyaller içerir. Bunlar gende değişiklik yaptığı gibi fenotipte de değişmeler yapmaktadır)&lt;br /&gt;10- İnsan spermi&lt;br /&gt;11- Etilen gliserol (antifriz)&lt;br /&gt;12- Antibiyotikler&lt;br /&gt;13- Skualen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm aşılarda etki arttırıcı ve koruyucu olarak kullanılan maddeler bellidir ve hemen hemen aynıdır. Çoğunun özellikleri araştırılmamıştır ve etkileri tam olarak bilinmemektedir. Bu maddelerin deride kabarcıklar, beyin zarı iltihabı, kan yapısında bozulma, sinir iltihabı gibi rahatsızlıklara sebep olduğu tespit edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmmünolojist Hugh Fudenburg’un ifade ettiğine göre son 10 yılda art arda 5 grip aşısı olan kişilerin alzheimer olma ihtimalleri 10 kat artıyor. Bunun sebebi ise kullanılan aluminyum ve civadır. (thimerosal)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formaldehid kanserojen olma özelliğinden dolayı mobilya üretiminde bile yasaklanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Thimoresal, çocuklarda konsantrasyon problemi, öğrenme zorluğu, konuşma bozukluğu, havale, epilepsi, hiperaktivite, sürekli ve yüksek sesle ağlama ve daha bilinmeyen bir çok probleme yol açmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alüminyum hidroksit kas ve kemik gelişimi bozuklukları ve felçlere sebep olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Skualen, Körfez Savaşı sırasında Amerikan askerlerine verilen şarbon ilaçlarında mevcuttu ve ALS gibi  immün sistemi tahrip eden çok ağır hastalıklara yol açtığı tespit edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. J. f. Graetz aşının yanetkileri nedeniyle hastalananların hemen hemen hepsinde farklı derecede beyin tahribatı olduğunu tespit etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşılar ve içerdiği katkılar sebebiyle ölümle sonlanabilen şiddetli alerji, tansiyonda ani düşme, ateş, havale, eklem iltihabı, kas ağrıları, deri döküntüleri, lenf bezlerinde büyüme, kronik yorgunluk, kronik baş ağrıları, bütün vücut kıllarında dökülme, kapanmayan yaralar, hafıza kaybı, sara nöbetleri, felç, kansızlık, ruhsal ve sinirsel problemler, nefes darlığı, kronik ishal, gece terlemesi ve daha pek çok rahatsızlık ortaya çıkmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşı Denen Şey Korur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. G. Buckwald’a göre: Herhangi bir aşının (Domuz gribi aşısı da dahil) hastalıklara karşı koruyucu olduğunu ispat eden herhangi bir veri yoktur. Yani hiçbir aşı korumaz. Aksine her aşı bağışıklık sistemine karşı açılan bir savaş, büyük hastalıklara hatta ölüme açılan bir kapıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki Bu Israrın Sebebi Ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde bütün aşıların üretiminde genetik klonlama ve rekombinant DNA teknolojisi kullanılmaktadır. Kullanılacak DNA parçası, maymun ve domuz da dahil olmak üzere herhangi bir organizmadan alınabilir. DNA parçasında genleri manipüle edilir ve bu şekilde rekombine edilmiş DNA parçası aşılarda kullanılır. Aşılardaki  Rekombinant DNA insan DNA’sına ’sıçramakta’ ve kalıcı olarak yerleşmekte, özelliklerini değiştirmekte ve bozmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca aşı üretiminde, tavuk embriyosu, tavşan beyin hücresi, maymun böbrek hücresi, buzağı ve domuz doku hücresi kullanılmakta ve bu dokuların hücre ve proteinleri aşının içeriğinde kalmaktadır. Bu doku kalıntıları çeşitli virüsler ve kanser hücreleri taşıyabilir. Bu şekilde kanser ve benzeri ağır hastalıklar aşılar vasıtasıyla yayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maymunlaşmak ve Domuzlaşmak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşı, enjeksiyon, ağız, burun, vajina mukozası veya genetiği degiştirilmiş besinler yolu ile hücre çekirdeğine ulaşmakta, yumurta ve sperm hücreleri dahil hücre genomuna yerleşmektedir. Tavuk, buzağı, tavşan, maymun ve domuz DNA’sı aşı ile kalıcı olarak insan genomuna karışmaktadır. Bu demektir ki insan, tavuklaşacak, sığırlaşacak,  tavşanlaşacak, maymunlaşacak veya domuzlaşacak ve gelecek nesilde bu hayvanların fiziksel ve ruhsal özellikleri gibi fenotipik değişiklikler görünür hale gelecektir. Kur-an’ı Kerim’de Maide Suresi 60. ayette bu durum şu şekilde bildirilmiştir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın zamanda domuz endometrimundan (rahim iç zarı) insanda kullanılabilecek özellikte kök hücre elde edildi. Bu, ilaç üreticileri için çok sevindirici bir buluştu. Çünkü ilaç üretimindeki zorluklar ve maliyetler bir anda ortadan kalkmış oluyordu. Domuz rahmini kürtaj ederek hemen hemen bedava, istendiği kadar kök hücre elde edilebilir.&lt;br /&gt;Ancak kök hücrenin hedef  hücrelere nasıl aktarılacağı araştırma konusuydu. Öyle görünüyor ki en kolay ve en etkili yol bulunmuştur: Domuz gribi aşısı burun mukozası yoluyla, yani hipofize giden en kısa yol ile verilmektedir. Hipofiz, bütün iç salgı bezlerini yöneten, bütün hormonların üretiminde ve hormonlar vasıtasıyla bütün süreçlerde rol alan en önemli salgı bezidir. Bu yolla fenotipik değişimler çok kısa zamanda gerçekleşmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetik Yapıyı Değiştirmek… Ne Demek!?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu komplo teorisi gibi görünebilirdi. Ancak modern tıpta ve biyoteknolojide  “Bugün hastalıkları ve belirtilerini ilaçlarla tedavi etmek yerine hastaların Genetik Yapısının Değiştirilmesi ya da eksik olan genin verilmesi tercih edilir” temel prensibine karşı her teori zayıf kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki Kur’an-ı Kerim’de sadece aşılarda bulunan Genetik Müdahalelere değil  genetik yapının değiştirilmesine dair her türlü müdahaleye karşı Nisa suresi 118 ve 119. ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Allah o şeytana lânet etti ve o da, “Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım” dedi. Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o, apaçık bir hüsrana düşmüştür.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalık Üreten de İlaç Üreten de Aynı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaç şirketleri, 20. yüzyılda keşfettikleri “Hasta olanlara zaten ilaç satılıyor. Yeni hedef kitlemiz hasta olmayanlar” prensibi ile ‘koruyucu hekimlik’ adı altında sağlıklı bireylere aşı, biyolojik aktif maddeler ve vitaminler satıyor. İlginç olan şu ki, her ilaç firması sadece ilaç değil, GM tohumlar, tarım ilaçları, aromalar ve katkı maddeleri de üretiyor. Yani hastalık üreten maddeler de “tedavi” için sunulan maddeler de aynı şirketler tarafından üretiliyor. Ancak daha ilginci şu ki, milyarlarca insan şifa umuduyla hastalık üreticilerinden “ilaç” satın almaya devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçeriğinde domuz hücrelerinin bulunması fıkhi olarak aşının durumunu ortaya koymaktadır. Fakat bazı din adamları ‘zaruret’ halini ileri sürerek, henüz ortaya çıkmamış, hatta belki hiçbir zaman da oluşmayacak bir salgını ‘zaruret’ kabul etmektedir. Hatta bu zaruret halini belirlemede Dünya Sağlık Örgütü gibi İslam dışı otoritelerin, İslam kaynaklı olmayan görüşlerini temel almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korunmak İçin Ne Yapmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. A. Rasim Küçükusta aşı hakkında şöyle diyor: “Domuz gribi ağır bir hastalık değildir. Belirtileri diğer grip türlerine göre daha hafiftir. Hastaların ateş düşene kadar evde istirahat etmeleri yeterlidir. Hastalık kendiliğinden geçer”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca hastaların, iştahı gelene kadar yemek yememesi, bol miktarda limon suyu, greyfurt suyu içmesi, sarımsak ve soğan yemesi daha kısa zamanda iyileşmelerini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşıların Etkili Olma İhtimali Var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadar 863 tür grip virüsü belirlenmiştir. Bu 863 türden sadece 3 zincire karşı aşı geliştirilmiştir. İlaç şirketleri tarafından her yıl bu 863 türden biri için aşı geliştirildiği ve bu aşının da o türe karşı ortalama olarak %30 oranında koruma sağlayabileceği biliniyor. Ancak bu yıl 863 grip türünden hangisinin aktif olacağını doğal olarak kimse bilemiyor. Üstelik her sene başında tesadüfen seçilen türün, aşı üretildikten sonra mutasyon geçirmiş olma olasılığı yüksektir. Dolayısıyla aşı büyük ihtimalle hiçbir olumlu etki göstermeyecektir. Çünkü bu durumda aşı tamamen başka bir virüse karşı üretilmiş olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum çok komik olabilirdi, trajik olmasaydı. Öyle görünüyor ki birisi insanlarla açıkça alay ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü Amerikalı çocuk doktoru Henry Bieler’e göre “Aşıların hastalıklar üzerinde hiçbir olumlu etkisi yoktur çünkü hastalıkların asıl sebebi mikroplar değildir. Hastalıkların  sebebi toxemia (vücutta toksik madde toplanması) ve toxemia’nın hücre düzeyinde sebep olduğu bozulma ile mikropların çoğalması ve aktifleşmesine uygun ortam oluşmasıdır.” Toxemia’nın sebepleri arasında ise işlenmiş et ürünlerini, pastörize sütü, gıda katkı maddelerini, aşıları, ilaç ve deterjan tüketimini, tarım ilaçlarını sayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. G. Buchwald 40 yılı aşan araştırmaları sonunda aşının bir faydası olmadığını ama pek çok zararı olduğunu tespit etmiştir. O şöyle diyor: “Aşı korumaz, Aşı yardım etmez, Aşı tahrip eder.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Aşılara Karşı Mesafeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 Kasım 2000’de Amerikalı Doktorlar ve Cerrahlar Birliği (AAPS) St. Louis’deki 57. toplantılarında çocuk aşılarının zorunlu olmasının kaldırılması için oy birliği ile karar aldı. Bu karara bir tane bile hayır diyen çıkmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Kongresi üyesi Dr. Ron Paul’un ifade ettiği üzere “1997′de geliştirilen Domuz Gribi aşısından ölenlerin sayısı 25, gripten ölenlerin sayısı sadece 1 idi.”&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İngiltere’deki doktorlar  şu anda ciddi bir korku içindeler. Tahminlerine göre bugün kullanılan grip aşısı Amerika’da 1976 yılında yaşanan grip salgınında kullanılan  aşının analogudur (eşi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşılar Birçok Derin Hastalığa Sebep Oluyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1976’da Amerika’da kullanılan grip aşısının sonuçları:&lt;br /&gt;Aşıdan ölenlerin sayısı gripten ölenlerin sayısından daha fazlaydı.&lt;br /&gt;500  kişide Guillain-Barre sendromu tesbit edildi.&lt;br /&gt;Guillain-Barre sendromuna yakalanma  riski  8 kat arttı.&lt;br /&gt;Grip aşısının Guillain-Barre sendromuna sebep oldugu ispat edildikten 10 gün sonra aşılama durduruldu.&lt;br /&gt;Amerikan hükümeti tazminatlar için milyonlarca dolar ödemek zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşıların sebep olduğu belirtilen bazı rahatsızlıklar şöyledir:&lt;br /&gt;Çocuk Felci Aşısı: AIDS’e&lt;br /&gt;Tetanos: Beyin iltihabı’na&lt;br /&gt;Hepatit B: Multiple Skleroz’a (MS)&lt;br /&gt;Kızamık: Kalın bağırsak iltihabı, Beyin iltihabı’na&lt;br /&gt;Kabakulak: Şeker hastalığı, Kramplı hastalıklar, Nörölöjik hastalıklar’a&lt;br /&gt;Karma Aşılar: Ani çocuk ölümleri’ne&lt;br /&gt;Grip Aşısı:  Guillain-Barre sendrom’una, genetik ve fenotipik değişimlere sebep olmaktadır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün ve Karar Verin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinize ve ailenize yaptırılacak her aşı için geniş bilgi toplayın. İçindekileri ve etkilerini öğrenin. Aşı olup olmamak konusunda SADECE SİZ karar verebilirsiniz. Unutmayın; aşıların sonuçları karşısından TEK SORUMLU SİZ OLACAKSINIZ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne ilaç üreticileri, ne doktorlar, ne de devlet birimleri aşı ile oluşacak zararlar karşısında sorumluluk kabul etmezler.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sade Hayat Derneği&lt;br /&gt;www.sadehayat.org&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu metin Dr. Aidin SALİH hanımın katkılarıyla hazırlanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-9064887978494441144?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/9064887978494441144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=9064887978494441144' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/9064887978494441144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/9064887978494441144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/11/asi-hakkindaki-gercekler-aydn-salih.html' title='AŞI HAKKINDAKİ GERÇEKLER- aydın salih'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-5372890323300378825</id><published>2009-10-05T12:40:00.000-07:00</published><updated>2009-10-05T13:20:08.170-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİKİŞ-ÇEYİZ'/><title type='text'>yazlık ve çeyizlik aplikeli pike</title><content type='html'>bu benim çeyizim için yaptığım aplikeli işlemeli pike arkadaşlar tavsiye ederim yapmanızı göz dolduran güzellikte yatağa serince&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SspNfe-UYkI/AAAAAAAAAEM/w_YOiL5XiaE/s1600-h/P6110094.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SspNfe-UYkI/AAAAAAAAAEM/w_YOiL5XiaE/s320/P6110094.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389205107387949634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SspNgEH39zI/AAAAAAAAAEc/F5et736lzRo/s1600-h/P6110096.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SspNgEH39zI/AAAAAAAAAEc/F5et736lzRo/s320/P6110096.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389205117360142130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SspNf0L55-I/AAAAAAAAAEU/STKO-yrL5mU/s1600-h/P6110095.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SspNf0L55-I/AAAAAAAAAEU/STKO-yrL5mU/s320/P6110095.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389205113082079202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-5372890323300378825?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/5372890323300378825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=5372890323300378825' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/5372890323300378825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/5372890323300378825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/10/yazlk-ve-ceyizlik-aplikeli-pike.html' title='yazlık ve çeyizlik aplikeli pike'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SspNfe-UYkI/AAAAAAAAAEM/w_YOiL5XiaE/s72-c/P6110094.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-2850920940585400478</id><published>2009-09-15T13:26:00.000-07:00</published><updated>2009-09-15T13:34:36.831-07:00</updated><title type='text'>makinam</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://image5.sahibinden.com/photos/07/58/89/16075889zg6.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 480px; height: 360px;" src="http://image5.sahibinden.com/photos/07/58/89/16075889zg6.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;arkadaşlarım bayadır burada yokum ikinci bir bebek bekliyorum ve bunun için malesef makinamı satmak zorundayım ilgilenenler varsa &lt;a href="http://www.sahibinden.com/bernina_artista_730_bilgisayarli_dikis_nakis_makinesi-99WQQaXQQ16075889WQQpXQQdisplayitem"&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;SAHİBİNDEN&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üstteki sahibinden linkine tıklasınlar...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-2850920940585400478?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/2850920940585400478/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=2850920940585400478' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/2850920940585400478'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/2850920940585400478'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/09/makinam.html' title='makinam'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-7484176751128151304</id><published>2009-06-11T11:03:00.000-07:00</published><updated>2009-06-11T11:17:45.054-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİKİŞ-ÇEYİZ'/><title type='text'>mutfak takımı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SjFI_2l832I/AAAAAAAAAEE/6p0W4bm_6j0/s1600-h/P6110092.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SjFI_2l832I/AAAAAAAAAEE/6p0W4bm_6j0/s400/P6110092.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5346134494489141090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;arkadaşlar bu nakışlı yaptığım siparişl mutfak takımının bir parçası sadece diğer resimleri sonra eklerim inş. duck beziyle yaptıp uçları iki kat yapıp yarım daire çizip çevirdim ve işte boncuklarla mükemmel oldu peçeteleride turuncu nakışlı ve boncuklu....&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-7484176751128151304?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/7484176751128151304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=7484176751128151304' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7484176751128151304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7484176751128151304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/06/arkadaslar-bu-naksl-yaptgm-siparisl.html' title='mutfak takımı'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SjFI_2l832I/AAAAAAAAAEE/6p0W4bm_6j0/s72-c/P6110092.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-6430789944479379254</id><published>2009-06-04T12:35:00.000-07:00</published><updated>2009-06-04T12:39:28.493-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİKİŞ-ÇEYİZ'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;BUNLAR İLK BLOGUMA EKLEDİĞİM, YAPTIĞIM PİKE TAKIMLARININ RESİMLERİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img2.blogcu.com/images/i/g/n/igneiplik/1216291683dsc02368.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 450px;" src="http://img2.blogcu.com/images/i/g/n/igneiplik/1216291683dsc02368.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img2.blogcu.com/images/e/r/e/eregliceyiz/dsc08752_1238050024.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 450px;" src="http://img2.blogcu.com/images/e/r/e/eregliceyiz/dsc08752_1238050024.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img2.blogcu.com/images/e/r/e/eregliceyiz/photo_0098.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 600px; height: 450px;" src="http://img2.blogcu.com/images/e/r/e/eregliceyiz/photo_0098.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-6430789944479379254?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/6430789944479379254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=6430789944479379254' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/6430789944479379254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/6430789944479379254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/06/bunlar-ilk-bloguma-ekledigim-yaptigim.html' title=''/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-7634674842378518068</id><published>2009-05-29T02:36:00.000-07:00</published><updated>2009-05-29T02:37:44.771-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BİLİMSEL'/><title type='text'>AŞI OLMAYIN! ÇÜNKÜ...</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Aşıya Hayır Teşekkürler!&lt;br /&gt;Hayata çok şey alınmakta, sorulmadan neden, niçin, bunun arkasında ne olduğunu düşünmeden Medaya, ilm çevreleri, politikacılar, okullar ve üniversitelerden gelen çok çeşitli bilim adamları ve saysız uzmanlar insanları yanılğıya sürüklüyorlar.Burada yapılanların, maksatlı yapıldığını ideaetmek yanlış olur Bugün en geçerli olan ve herkesin örenek aldığı ve inandığı bir durumdur, evet geçekten ilmi gerçeklere dayanmadığı halde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşılar etkisizdir&lt;br /&gt;Genel bir fikir yayagın olarak insanların kafasına yerleşmiştir ki Aşı insanı hastalıkklara karşı koruyan ve sağlıklı yaşamamızı sağlıyan bir nimettir diye inanmaktadır. İlaç firmaları, doktorların çoğu ve başka bilim dalalarında ilgi duyan çevreler büyük bir başarı bunu iddea etmektedirler Fakat yakından bakınca gerçekler görülmektedir ki AŞI’nın hiçbir şekilde hastalıklara karşı korumamaktadır, aksine bizleri hasta yapmakatadır Tarihi olarak bakacak olursak AŞI otadoks tıbbın bulduğu en büyük YANILĞI’dır Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan sayısız araştırmalar ve belgeler bize bu gerçeği göstermektedir Ortadoks Tıp tarafından 200 yıldır aşı yapılmaktadır, fakat Aşının etkisini belgeleyen herhangi bir araştırma şimdiye kadar görülmemiştir Bir çok Ebeveyn (Batı Avrupa’da) bildirmektedir ki Çocukarını hastalığa karşı aşı yaptırmalarına rağmen, AŞI’nın çocuklarının hastalığı daha ağır geçirdiklerini söylemektedirler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorumluluğu Siz taşıyorsunu, doktorunuz değil&lt;br /&gt;Doktorların çoğu özeliklede çocuk doktorları düzenli olarak ve beli bir plan dahilinde AŞI yapmaktadırlar Eğer Ebevey aoarak AŞI’ya karşı olduğunuzu söylerdeniz, çocuğunuz hastalanırsa bunun sorumluluğu size aittir diyerek sizi uyarırlar ve Aşı’nın etkisinde bahsederek bunu bir gerçek olduğunu söylerler Fakat Aşı ile çocuğunuzun sağlığı ağır tahribata ugrayabilir Tehkike: Çocuğunuzu aşı yaptırarak hastalıktan korunmaktan çok aşı olarak daha ağır hastalığa yakalanama riski daha büyüktür Hemde aşı ile daha kat be kat ağır hastalığa yakalanama vede aşının yan etkilerinden dolayı daha ağır hastalıklara yakalanaması mümkündür Çocuğunuzun sorumluluğu size aittir, doktotunuza değil Ilaç Endüstriside diğer endüstri dalları gibi başarıdan başarıya koşmak ister Aşı ile bazı firmalar çok ama çok para kazanmaktadırlarBu firmalar akla hayale gelmedik masallarla ispat edilmemiş hayali iddealarla, aşı olunmadığında çocuklarınızın çok tehlikeli hastalıklar yaşayacağı öne sürülürek insanlar baskı altına alınır Her insan hergün sayısı mikropla temas halinde olur ve bunların çoğuna karşı aşı yapılmış değildir Buna rağmen çocuklar sürekli söylendiği gibi hastalanmamaktadır Biz kendi bağışıklık sistemimize güvenmeliyiz Bu nedenle çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirmeniz gerekir, buda sağlıklı beslenme ve doğal ilaçlarla mümkündür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İspatlanmamış Aşı teorileri:&lt;br /&gt;Düşünün, biri aşının etkilerini ispatlamış mı? Evet var mı ispatı? Aşı üzerine verilen sayılar ve iddealar tamamen hayal ürünüdür Her AŞI bağışıklı sistemine yapılan bir SALDIRIDIR Aşi özeliklede bebeklerin bağışıklık sisteminde büyük bir şok etkisi yapar Bu nedenle aşı bulaşıcı hastalıklara (enfeksiyon) aşırı yakalanma, allerji, gelişim zafiyeti, otoimmün hastalığı (bağışıklı hastalığı ), beyin tahribatı ve sayısız diğer hastalıklara sbep olur Hastalıklar immün sistemine etki yapar ve ne kadar aşı yapılmışsa tahribatta o kadar büyük olur İmmünoloji: Mikroplar ve savunma sistemi üzerine araştırma yapan ilimdalı olup, henüz birçok sorunun cevapı açıktadır, yani bilinmeyen çok şey var Antijen ve Antikor teorileri ne kadar doğrumu aceba? Açıkca bir çok teori söylendiği ve iddea edildiği gibi doğru değildir Dr Kalmar bu konuda çöyle yazıyor: ’’Antikor göründüğü kadar gezinen antijenleri (mikropları ) temizlemektedir İmmün sisteminde dinamaik olarak iki görev görür’’ Dr med J Lo----r diyorki: ’’Şu gerçektirki, Antikor sadece bu enfeksiyonun bir defa olduğunu bildirir Koruyucu güç olarak başka güçler devreye girer’’ Roitt, Brostoff ve Male yazdıkları İmmünolpjinin kulanımı ve Temeleri „Grundlagen und Anwendung der Immunologie“ isimli kitapta ’’Aşının gelişimi ve kulanımı Vücudun savunma sisteminin ve etki şeklinin bilinmemesi nedeniyle, aşı’dan medet umulmuştur ’’ Biz Ebeveynler’de alarım çanları çalmalıdır, şayet işin ciddiyetini anladıysa, çocuklarımız hiç bir faydası olmayan bu aşı ile tedavi metolarından kurtulmalıyız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşı genteknolojik olarak gelecek nesilleri tehlikeye atmaktadır&lt;br /&gt;Çok yakınlardan beri AŞI’nın genetik olarak yapısı bozulmuş organizmalardan yapıldığı ve çok faydalı oluğu propogandası yapılmaktadır Kendimizi şeytanın ellerine bırakmayalım!!! Dr rernat Stefan Lanka bu konuda diyorki: Genetik olarak üretildiği iddea edilen aşı ve organizmanın tabiatta bulunmadığı bu nedenlede tabiatta bulunan miktopların bu aşı karşısında yok olacağı iddea edilmektedir Aktif halae getirilen irsi madde aşı ile deri üzerinden veya genetik olarak bozulmuş besin yolu ile hücrelere çekirdeğine ulaşması ve burda depolanaması düşünülmeketedir Bu sanıldığı gibi olmamakta ve AŞI kromosomu bozmakatdır Evet sanıldığı gibi genteknik olarak hazırlanan aşı hücre çekirdeğine gitmemekte aksine sperma veya yumurta hücrelerine giderek orada depolanmaktadır ve burada depolanan aşı çocukların özürlü doğmasına sebep olmaktadır Genteknik olarak hazırlanan aşı yumurta ve spermaya bulaşır ve bu bu şahısların çocukları özürlü doğabilir Ilaç Firmalarının istediği olursa ileride sadece planlı olarak genetik AŞI üretilecek ve çocuklara karşı kulanılacaktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toksik Aşı katkımaddeleri:&lt;br /&gt;Normalde her ilaçın birleşimdeki maddenin ne olduğuna dair bir kulanım belgesi bulunur, ama aşı yapılırken bu aşını birleşiminde ne olduğunu doktor hariç kimse bilmemekte ve böyle bir belge veya kagıt parçası bulunmamaktadır ve Anne ve babanın bu konuda bilgisi olmamaktadır Günümüzde bu aşının bir çok hastalığa: Derikabarcıkları, Beyin zarı iltihapalanması, kanın yapısının bozulması, sinir iltihapalanması vb rahatsızlıklara sebep olur Birleşiminde: aliminyumlu birleşikler, aliminyumhidroksid, antibiyotikler, öldürülmüş veya zayıflatılmış uyarıcılar (mikroplar), yapısı bozulmuş proteinlar, ve formikaldehid gibi zehirli maddeler içerir Mobilya yapımcıların formaldehid kulanmaları yasaktır, çünkü Kanserojen etkilere sahip olduğu bilinmektedir Evet bu çok tehlikeli, kanserojen madde Formaldhid aşının içinde bulunmakta ve direkt çocuklara vurulmaktadır Bunun yanında hemen hemen bütün aşı maddelerinin içinde Thiomersal bulunur Thiomersal bir civa birleşiğidir ve vücuttan atılması çok çok zordur ve 10 larca yıl vücutta kalabilir Thiomersal çocuklarda konsentrasyon problemi, öğrenme zarluğu, konuşma problemi, mantık oluşturmada yetersizlik, büyük huzursuzluk, ve daha bir çok probleme sebep olur Aliminyumhidroksid birçok aşının içinde katkı maddesi olarak bulunur Berlin’den Prof Dr H Spiess, Aşının birleşimindeki katkı maddeleri o kadar koplex ve karmaşıktır vede bunların çoğunun özelikleride araştırmamıştır ve bilinmemektedi Buna rağmen çocuklarımızı deney tavşanı olarak kulandıralım mı? Bütün bu katkı maddeleri kanserojen, allerjik, nabız düşürücü, mide ve bağırsakları bozucu, ve daha birçok yanetkileri vardır Dr J f Graetz keni homeopatik Muayene hanesine aşının yantesirleri nedeniyle hastalanan insanları tedavietmiş ve hemen hepisinde az veya çok Beyin tahribatı olduğunu tesbitetmiştir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşı maddeleri kesinlikle enfeksiyonun özeliklerine benzer değildir Her aşı maddesinin içinde çok çeşitli maddeler içerir ve doğal olarak hiçbir şekilde görülmesi mümkün değildir Bütün Ülkelerin sağlık bakanlarının ellerindeki sayılardan bilinmektedir Günümüzde yapılan aşıların çoğu gereksizdir, çünkü bu bulaşıcı hastalıkların çoğu görülmemektedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyolojik Felaket:&lt;br /&gt;Dr J F Graetz’in yazdığı aşı gereklimi (Sind Impfungen sinnvol?) adlı kitabında şöyle diyor:’’ Yıllarca yaptığımız tecrübe ve deneyimler sonucunda görülmektedirki insanlar sürekli ve sürekli nesilden nesile daha çok hastalanmaktadırlar Düşünün bugün çocukların çoğunda nörodermatit, spastik (kramplı bronşit, astım, bahar nezlesi, hayvan allerjisi, sürekli orta kulaka iltihaplanması, legasthenik (öğrenme, okuma ve yazam zorluğu), hiperaktifitet (aşırı taşkınlık hareketlilik), agresivitet (aşırı saldırgan olanma), tehditkar veya bedenen veyahutta ruhen özürlü olmaktadırlar Sonraları yani erğinlik çağında ise adet anormalikleri, adet öncesi ağrı ve sancılar, yumurtalık iltihapalanması, cinsel organda mantar, yumurtalık kordonunda dölenme, düşük yapama veya erken doğum gibi haller oldukca sık görülmektedir Bütün bunlar daha önceki nesillerde çok nadir görülürken şimdi normal olmuştur Bu aşılamaya devam ettiği sürece daha çok rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır ve hatta kısırlılık batı ülkelerinde çok hızlı şekilde yayılmakta vede yüzlerce sperma bankası bu ülkelerde bulunmaktadır Şuna şahit olunki artık bir insanın problemi değildir bunlar Bu bütün insanlığı hatta dünyayı ilgilendirmektedir ve yakında bütün insanlık bu felaketin zarrını görecek ve görmektedirde, şayet çok değerli sağlığımızın değerini bilemezsek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam Olarak Düşünün&lt;br /&gt;Kararinizi verin, çocuğunuzu aşılatmak istiyormusunuz, istemiyormusunuz, her aşı için geniş bilgi toplayın ve öğrenin içinde ne var ne yok Çocuğunuzun sağlığı için zaman ayırın Gerktiğinde aşı sonrada yapılabilir hemen karar vermeyin sonra neler olabileceğini düşünün Sadece siz Ebevey olarak çocuğunuzun aşı olup olmaması konusunda karar verebilirsiniz Sizin kararınızı kimse değiştiremez Dr med G Buchwald 40 yılı aşkın araştırması sonunda aşının bir faydası olmadığını ama çok zararının olduğunu tesbitetmiştir O şöyle demiştir: Aşı korumaz, Aşı yardım etmez, Aşı tahrip ederBurada Aşının zararlarını saymaya kalksa bitiremeyiz Bu nedenle konu hakkında bilgi sahip olmak isteyenlere link vereceğiz isteyenler bu linklere bakabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşı Tahribatı: Eğer tedavi hasta yapıyorsa:&lt;br /&gt;Aşı nedeniyle nerede ne kadar insanın öldüğü ve ve ağır hastalandığı en geniş şekilde bu sitede bulunabilir, fakat site almancadır Amarikada sadece 1918 yılında 100000000 insanın 6 katmanlı aşı yüzünden öldüğü süşünülürse gerçek daha iyi anlaşılır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok bulaşicı hastalık (enfeksiyon) artık Almanyada görülmemektedir Türkiye içinde aynı durum geçerlidir Buna rağmen Ebeveyinler soruyor, o halde neden çocukları aşı yaptırıyoruz Korkunç iddea: Hastalığın ortaya çıkma ihtimali olmamasına rağmen, neden birçok tahribata neden olan aşı yapılmaktadır Ve gerçektende Aşının her zaman zararı vardır Genelikle rahatsızlıklar geçicidir Faakt bazı çocuklarda ağır rahatsızlıklar neden olurken ve hatta bazılarında kalıcı tahribata neden olmaktadır Örenğin ben 40 yıl önce aşı olmama rağmen Gökçek İksirini kulanmaya başladıktan sonra Aşı yapılan yerde ve çervresinde yaralar oluştu, hatta sol koltuk altında çıbana benzer kızarıklıklar görüldü vehatta ta sırtımda bu dobur dobur kızarıklıklar görüldü Ailem doktora git görün bu nedir dedi Doktorum bile şaşırdı kan testi allerji testi vs testler yapalım dedi Ama aşı yapılan yerde yara oluşması ve çevresinde çıban gibi dobur dobur kızarıklıklar görülmesi Aşıdan kalan bir kalıntıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zararsız Aşı reaksiyonları:&lt;br /&gt;Aşı maddesinin bağışıklık sistemini uyardığı iddea edilmektedir Aşı yapılan noktada kızarıklık, şişme ve hatta düğüm gibi kist oluşabilir Ayrıca genel hastalık belirtileriinden ateş, eklem ağrısı görülebilir Hassas çocuklarda ateş ve ateşli nöbetler dahi görülebilir Her 30 çocuktan birinde bu tür rahatsızlıklar görülebilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşıda yaşayan mikrop varsa:&lt;br /&gt;Aşı maddesinde canlı ve aktif uyarıcı (virüs) varsa, bu aşı yapılanın immün sistemini (bağışıklık sistemi) zayıflatır ve hatta Aşı hastalığına sebep olabilir Yani b uşu demektirki, kotunmak istenilen hastalık ortaya çıkabilir Aşı hastalıkları genelikle hafif olarak görülürler Bunedenle Verem (tbc) aşısı yapılan çocuklardan 20 si vereme yakalanmış ve bu nedenle verem aşısı Almanyada 1998’den beri uygulamadan Aşı Komisyonu tarafından kaldırılmıştır, çünkü faydadan çok zararının olduğu görülmüştür Aynı şekilde polio-aşısı’da (çocuk felçi-aşısı ) tarihe karşmıştır, çünkü zararı görülmüştür Bunedenlede yeni aşıda canlı, aktif uyarıcı (virüs) bulunmamaktadır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşı Tahribatı-Büyük Kaza Alğılaması&lt;br /&gt;Aşının nadiren çok ağır yantesirleri görülebilir ve bu yantesir çocukta ömür boyu iyileşmiyecek kalıçı tahribatta sebep olur Bunedenle ebeveyinlerin çoğu Almanyada aşının bu yantesirlerinden dolayı çocuklarını aşı yaptırmamaktdırlar Aşı tahribatlarının başında: Sara nöbetleri, Felç, Kanın yapısını bozma, ağır allerjik reaksiyonlar ve kişilik değişimleri görülebilir Almanyada 2001 yılında yapılan 20 milyon aşıdan 321 ağır koplike durumlar bildirilmiştir, bunlardan 3’de birinin aşı ile bağlantılı olduğu tesbitedilmiştir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlıkta kalan sayılar:&lt;br /&gt;Aşının yantesirleri çok az görünmektedir Çünkü aşının yapacağı tahribat hemen aşıdan sonra ortaya çıkmnaz Çünkü uyarıcı (virüs) çok zayıfır Bunedenle aşının sebep olacağı hastalık yıllar sonra hatta 20-30 ve hatta 40-50 yıl sonra ortaya çıkabilir Bu nedenlede doktorların rahatsızlıklar sbebi hakkında fikir yürütmeleri mümkün değildir Doktorların aşını sebep olduğu tahribatı bildirmeleri çok karmaşı ve zaman alıcı formuler gerektirdiğinden vede sebebibin aşı olduğu konusundaki şüphelerinden dolayı çok nadir bildirim yapılmaktadır Almanyada 2001’den beri doktorların aşının yantesirlerini bildirme zorunlulukları vardır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece yan tesir üzerine oldukca çok bildirim yetkililere ulaşırsa o zaman, bu aşının şu tür zararları vardır diye uyarıda bulunurlar Bundan dolayı aşını sebep olduğu rahatsızlıklar geç ve çok geç ortaya çıkar ve bundan dolayıda tam olarak bilgi sahibi olmak mümkün değildir Örneğin kenenin sebep olduğu beyinzarı iltihaplanmasına (FMSE) karşı aşı yapılması uzun süre tavsiye edildi, çünkü aşının yantesirinin olmadığı uzun araştırmalar sonucu belğelendi dendi Bunun üzerine bu aşının yıllar sonra aşırı ateşlenmeye sebep olduğu anlaşıldı ve aşı yasaklandı Aşının zararlarını çekenler çektikleri ile kaldı ve kalıyorlar yaşadıkları sürecede kalacaklar Almanyada bunun üzerine yeni aşı türü üretildi, fakat bu aşının yantesiri henüz keşfedilmedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Panik yapıcılar:&lt;br /&gt;Aşı karşıtları ve taraftarları arasında tartışmalar sürüp gitmektedir Aşının yapılmasını isteyenler kaşı olanalara panik yaptıklarını ideaetmektedirler Bu konuda yüzlerce pro ve kontra görüşler, düşünceler, yazılmış kitaplar ve internet sayfaları mevcuttur Bu nedenle yıllar süren araştırmaların yapılması gerekir, bu ise çok büyük mali kaynak demektir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek: Akut allerji katkı maddeleri nedeniyle:&lt;br /&gt;Aşı yapılan çocukların bazılarında tavukproteinı ve civaya karşı allerjik oldukarı bilinmektedir, fakat çok az görülür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşının ileride allerjiye sebep olabileceği tartışılmaktdır,&lt;br /&gt;Bana göre doğrudur, neden denecek olursa Almanyada 25-30 milyon insan baharnezlesi ve besin allerjisinden muzdaripken bu Türkiyede oldukca azdır Almanya başta olmak üzere batı Avrupa ülkelerinde oldukca sık allerji görülürken, düne kadar DDR olarak bildiğimiz doğu Almanyada allerji olanların oranı oldukca düşüktür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A-) Aşının bilinen tahribatları:&lt;br /&gt;Aşının içerdiği tavukproteini ve civaya karşı aşırı duyarlılık gösterme(allerji), Bağışıklık sistemi ateşli kramplarla kendini belieder&lt;br /&gt;Diphterie-Tetanus: Guillain-Barré-Sendromu (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)&lt;br /&gt;Tetanus: GBS&lt;br /&gt;Kızamık-Kabakulak-Kızılcık: kandaki alyuvarların sayısını düşürür&lt;br /&gt;Kızamık: Ağır beyin iltihapalanması, immün zafiyeti&lt;br /&gt;Kızılcık: Akut Artrit&lt;br /&gt;Kabakulak: Beyinzarı iltihapalanması (menejit)&lt;br /&gt;Pertusis: Akut Menejit, bazen kalıcı tahribata sebep olabilir&lt;br /&gt;Sarı Huma: Beyin iltihapalanması&lt;br /&gt;Polio (Çocuk felci)- Aşısı: bu aşının eski eskiden ağıdan alınanı immün zafiyetine neden olabiliyordu, yenisi hakkında bilgi sahibi değiliz&lt;br /&gt;Verem: Verem aşısı nadiren verem sebep olamaktadır&lt;br /&gt;Grip aşısı: (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)&lt;br /&gt;FSME: (GBS: Çevre (perifer) sinir sisteminde tahribat)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B-) Hastaliklarla bağlantıları kesinleşmemiş olabilecek ihtimaller:&lt;br /&gt;Tetanus: Kramplı rahatsızlıklar, Eklem iltihaplanması, Deri iltihapalanması&lt;br /&gt;Haemophilus influenza: Gripe benzer rahatsızlıklar, beyin ve gırtlak iltihaplanması, GBS, Omurilik iltihapalanması, Trobosit sayısında azalma bu nedenle kanın pıhtılaşmasında problem&lt;br /&gt;Kızamık: Beyin iltihaplanması, MS, GBS, Sinir ilat,ihapalanması&lt;br /&gt;Boğmaca: GBS, Perifer sisnir sisteminde tahribat&lt;br /&gt;Kızılcık: Sinirlerde tahribat, kronik Artrit, Kramplı rahatsızlıklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C-) İspat edilmemiş idealar:&lt;br /&gt;Çeşitli Aşıların ani çocuk ölümlerine sebep olduğu&lt;br /&gt;Tetanus: Beyin iltihapalanması&lt;br /&gt;Hepatit B: Multiple Skleroz (MS)&lt;br /&gt;Kızamık: Kalin bağırsak iltihapalanması, Beyin iltihapalanması&lt;br /&gt;Kabakulak: Şeker hastalığı, Kramplı hastalıklar, Sinirsel hastalıklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşı Tahribatı milyonlarca insanın ölümüne sebep olabilir:&lt;br /&gt;Aşının tehlikeleri üzerine 15 yıl önce arkadaşım bana bir kitap verdiğinde, bu kadarıda fazla diye itibar edip okumamıştım Gökçek İksirini kulanmaya başladıktan sonra sol dirseğimin üstünde altında çevresinde ve koltukaltındaki bezelerde vede sırtımda çıban gibi kırmızmısı kızarıklıklar oluştu Doktoruma gittiğimde Virüsler dışarı vurmuştur dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden 40 yıl önce yapılan aşı yerinin çevresinde bu tür problemler oluyor diye şaşırdım Ve araştırmalar yaptım, ADB başta olmak üzere Amarika kıtasında çıkan İspanya Gribine karşı 1918 yılında 6 katmanlı aşı yapıldığını ve takriben 100 milyon insanın Gripten değilde 6 çeşit aşının bir birine karştırlması ile yapılan aşıdan öldükleri tesbitedilmiştir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'nin bu yeni bir oyunu değildir, 18 ve 19 yüzyılda yıllarca kızılderilileri yok etmek için bu insanlara karşı biyolojik savaş uyguladıkları bilinmektedir ve bugün ABD'de müzelik denebilecek sayıda kızılderili kalmıştır Ordaki insanlar size iyilik yapıyoruz diye önceden mikrop bulaştırdıkları bataniyeleri ve tekstil ürünlerini bu insanlara vererek, bu insanları yavaş yavaş yok etmişlerdir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman ortaya çıkan İspanya Gribine benzer, salgın hastalık yani kuş gribi Çinde görülmüş ve milyonlarca kanatlı hayvan ölmüştür Bu SARS virüsünün ABD'nin CIA laboraturlarında geliştirldiği sonradan Çin Hükümeti tarafından tesbitedilmiştir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine Türkiyenin aynı anda bir çok yöresinde aynı anda görülen Kuş gribininde genetik yapısı değiştirilen virüslerin sebep olduğu tahminedilmektedir Bununda ABD'nin İran'a saldırı planına karşı çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerini susturmak için yapıldığı tahminedilmektedir Dünyanın hemen hemen hiçbir ülkesinde olmayan Biyolojik-Savaş aracı olarak kulanılan virüsler ABD ve Rusyada bulunmaktadır&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-7634674842378518068?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/7634674842378518068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=7634674842378518068' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7634674842378518068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7634674842378518068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/05/asi-olmayin-cunku.html' title='AŞI OLMAYIN! ÇÜNKÜ...'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-7783012281713135862</id><published>2009-05-28T12:55:00.000-07:00</published><updated>2009-05-29T02:29:20.424-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİKİŞ-GİYİM'/><title type='text'>kızımın eskiden yeniye dönüşen şapkası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/Sh7sqgZlQKI/AAAAAAAAAD0/J4zSscK7PL0/s1600-h/P5210072.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/Sh7sqgZlQKI/AAAAAAAAAD0/J4zSscK7PL0/s400/P5210072.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340966423103881378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;bu kızıma diktiğim şapkam bannerimdeki resimdede başında zaten eşimin ciyi bir pantolonu dizden yırtılınca burda kalıplarından bu modeli çıkarttım kumaş az olduğundan zor oldu ama şapkanın iç kısmını benim pantolonumun paçasından(paçaları asla atmam iyi kumaşsa) yaptım eeee işte sonuç ortada üst kısmı babasının maç şortu oldu alt kısmıda şapka baktım 13 tl falan diyorlar en uyduruk şapkaya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/Sh7tHFeAQ-I/AAAAAAAAAD8/teikjUPahuI/s1600-h/P5210073.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/Sh7tHFeAQ-I/AAAAAAAAAD8/teikjUPahuI/s400/P5210073.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340966914090877922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;neyse şapka biraz bol oldu;birgün markette gezerken baktım bi bebişin şapkasını arka kısmında böle deliklerle ipler takmışlar bende arkadan kurdela taktım çok şeker oldu&lt;br /&gt;bunu haziran eskileri değerlendirmesine koyacaktım ama sanırım yazın tatilde etkinliğimiz. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-7783012281713135862?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/7783012281713135862/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=7783012281713135862' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7783012281713135862'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7783012281713135862'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/05/kzmn-eskiden-yeniye-donusen-sapkas.html' title='kızımın eskiden yeniye dönüşen şapkası'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/Sh7sqgZlQKI/AAAAAAAAAD0/J4zSscK7PL0/s72-c/P5210072.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-564088652799385482</id><published>2009-05-23T14:34:00.000-07:00</published><updated>2009-05-29T02:32:45.241-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİKİŞ-GİYİM'/><title type='text'>KIZIMIN KURBAN ÇIKARTMASI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img2.blogcu.com/images/e/r/e/eregliceyiz/dsc06494.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 450px; height: 600px;" src="http://img2.blogcu.com/images/e/r/e/eregliceyiz/dsc06494.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar kızıma geçen bayram diktiğim kaşe elbise modeli üstüne iğne işleriyle süsledim yarım metre kumaş aldım(15 tl)ye düğmelerde (80 kr) tuttu bu kadar sadece üst kalıbını çıkardım dergiden büyük gelince aldım yanlardan kalan kumaşıda etekgibi verdiği kadar ekledim üst parçaya ama üst parçayı her 2 kat 2 kat şeklinde çalıştım kış ayına denk geldiği için inanım çok rahat 80 tl ye alırsınız mağazadan belkide daha pahallıya çünkü kumaş iyisinden ama biraz düşünmek bu paradan tasarruf sağlamanıza yetiyor bebişinizde en cicilere sahip oluyor :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShhtwWVuAJI/AAAAAAAAADk/y_U0FwxBn4c/s1600-h/P5210028.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShhtwWVuAJI/AAAAAAAAADk/y_U0FwxBn4c/s400/P5210028.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339138035645546642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kenarlarda kırpıklar vardı öle kenarlarını büküp oyalanırken yarım oval bişe çıktı bende cep olarak ekledim kumaşın üst kısmına &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShhuG6tY89I/AAAAAAAAADs/ykfctdNYtuM/s1600-h/P5210042.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShhuG6tY89I/AAAAAAAAADs/ykfctdNYtuM/s400/P5210042.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339138423365628882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;sonra düğmelerini gidip terzide bastırdım kumaş kaşe olduğuiçin hafif esnekliğini kullanarak üstüne elbisedeki çiçeklerden işledim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShhsVqfZuWI/AAAAAAAAADc/M7f7UDH1lNA/s1600-h/P5210043.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShhsVqfZuWI/AAAAAAAAADc/M7f7UDH1lNA/s400/P5210043.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339136477686774114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;daha süslü olabilirmiydi? evet olabilirdi ama benden bu kadar daha şıkır bişe yapmak istemiştim ama vaktim yetmedi. belki beline işlenmiş kemer; su motifleriyle,harikulade olurdu...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-564088652799385482?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/564088652799385482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=564088652799385482' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/564088652799385482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/564088652799385482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/05/kizimin-kurban-cikartmasi.html' title='KIZIMIN KURBAN ÇIKARTMASI'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShhtwWVuAJI/AAAAAAAAADk/y_U0FwxBn4c/s72-c/P5210028.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-1178271898441328346</id><published>2009-05-22T03:41:00.000-07:00</published><updated>2009-05-22T09:44:32.376-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dikiş makinası'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShaB8l6_4nI/AAAAAAAAAC8/cmd3c3YXMPY/s1600-h/P5210054.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShaB8l6_4nI/AAAAAAAAAC8/cmd3c3YXMPY/s400/P5210054.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338597286266004082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;işte yeni aldıım hem nakış hem piko makinam BERNİNA ARTİSTA 730yok yok içinde &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShaCXFfFRDI/AAAAAAAAADE/4M_1GOa9Nmc/s1600-h/P5210058.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShaCXFfFRDI/AAAAAAAAADE/4M_1GOa9Nmc/s400/P5210058.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338597741415449650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;işte renkli ekran iplerin rengi hangi sırayla yapılacak hepsi gösteriliyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-1178271898441328346?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/1178271898441328346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=1178271898441328346' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/1178271898441328346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/1178271898441328346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/05/iste-yeni-aldm-hem-naks-hem-piko.html' title=''/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShaB8l6_4nI/AAAAAAAAAC8/cmd3c3YXMPY/s72-c/P5210054.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-7680851462714273117</id><published>2009-05-21T04:58:00.000-07:00</published><updated>2009-05-23T15:00:28.771-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİKİŞ-GİYİM'/><title type='text'>mağazadan almaya gerek yok herşeyi!..</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ESKİLERİ YENİLEME ETKİNLİĞİ MAYIS AYI İÇİN ÇALIŞMAM....&lt;br /&gt;EV SAHİBİMİZSE &lt;a href="http://sersoyhobi.blogcu.com/"&gt;SERSOY HOBİ&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;işte arkadaşımın getirdiği bir metreye elli Santimlik kumaşın sonucu öylesine bir kol kesimi yaptım başka bir elbiseden boyunu falan kızıma ölçerek uzattım kol askısını sonradan ikiye katlayıp ters çevrerek ekledim ve zikzak çektim.artista 730 nakış makinamdada eteğine ve ceplerine nakış yaptım artan kumaşlada ölesine karışık zikzaklar çektim ve bir kurdela ekleyip bandanasını yaptım bu kadar kızlar arabir bozduktan sonra böle modeller çıkar ortaya mahvetmekten korkmayın onun için&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVCdy-yuoI/AAAAAAAAACM/1wvKnylFKb8/s1600-h/P5210021.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVCdy-yuoI/AAAAAAAAACM/1wvKnylFKb8/s400/P5210021.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338246012986374786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVCzXULleI/AAAAAAAAACU/aBHGMyiFnCA/s1600-h/P5210022.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVCzXULleI/AAAAAAAAACU/aBHGMyiFnCA/s400/P5210022.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338246383517013474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVDOwcVi2I/AAAAAAAAACc/oEfyKa5KScw/s1600-h/P5210045.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVDOwcVi2I/AAAAAAAAACc/oEfyKa5KScw/s400/P5210045.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338246854118574946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVDqG1RdOI/AAAAAAAAACk/rYypnwxCT4Y/s1600-h/P5210024.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVDqG1RdOI/AAAAAAAAACk/rYypnwxCT4Y/s400/P5210024.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338247323985212642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-7680851462714273117?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/7680851462714273117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=7680851462714273117' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7680851462714273117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7680851462714273117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/05/magazadan-almaya-gerek-yok-herseyi.html' title='mağazadan almaya gerek yok herşeyi!..'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShVCdy-yuoI/AAAAAAAAACM/1wvKnylFKb8/s72-c/P5210021.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-854743942891264893</id><published>2009-05-21T04:05:00.000-07:00</published><updated>2009-05-23T15:02:33.778-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİKİŞ-ÇEYİZ'/><title type='text'>bebek karyola takımı(aplike)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShY9IGYie5I/AAAAAAAAAC0/6lfNYv5UvJ4/s1600-h/P5210002.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShY9IGYie5I/AAAAAAAAAC0/6lfNYv5UvJ4/s400/P5210002.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338521617656085394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeni yaptığım sipariş bir bebek takımı aplike şeklinde tasarladım yaptıkça çıktı bu model,resimde koyu çıkan çiçek siyah değil aslında koyu liladır&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU5Xg-vzTI/AAAAAAAAABc/T1z5p4r3TYE/s1600-h/P5210004.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU5Xg-vzTI/AAAAAAAAABc/T1z5p4r3TYE/s400/P5210004.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338236009470479666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;büyümeyen beşiklere göre tasarlandı ve yanları 2 kat süngerleyerek dik kalmasını sağladım.birde beyaz patların altındada ince elyaf var yek katlı. çiçeklerde çift taraflı ve arasında elyaf var,dikip çevirdim.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU6GypcmxI/AAAAAAAAABk/BJ9xJ_N2690/s1600-h/P5210007.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU6GypcmxI/AAAAAAAAABk/BJ9xJ_N2690/s400/P5210007.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338236821666831122" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ortasınada aynı çiçek aplikelerinden bir çiçek demeti koydum esprisi olsun diyede bir çiçeği ortadan bölüp bükerek yavru çiçek yaptım&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU6wQiPLOI/AAAAAAAAABs/FnWbwpTJdKM/s1600-h/P5210009.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU6wQiPLOI/AAAAAAAAABs/FnWbwpTJdKM/s400/P5210009.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338237534064291042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU8-ga2jQI/AAAAAAAAAB0/dWezqEfibR8/s1600-h/P5210012.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU8-ga2jQI/AAAAAAAAAB0/dWezqEfibR8/s400/P5210012.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338239977869708546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU-yFvvvoI/AAAAAAAAACE/kKkAR1ccZos/s1600-h/P5210010.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU-yFvvvoI/AAAAAAAAACE/kKkAR1ccZos/s400/P5210010.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338241963574410882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;işte çiçeğin alt kısmı çiçekleri yaptıktan sonra el nakışıyla zincir işiyle kumaşa tutturdum ortasınada pul ve kum boncuk koydum&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU-XAfMqoI/AAAAAAAAAB8/OGvZ3DnPf4U/s1600-h/P5210016.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShU-XAfMqoI/AAAAAAAAAB8/OGvZ3DnPf4U/s400/P5210016.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338241498306357890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;işte siyah gibi duran lila çiçek :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-854743942891264893?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/854743942891264893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=854743942891264893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/854743942891264893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/854743942891264893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/05/bebek-karyola-takmaplike.html' title='bebek karyola takımı(aplike)'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShY9IGYie5I/AAAAAAAAAC0/6lfNYv5UvJ4/s72-c/P5210002.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-9151809132795103718</id><published>2009-05-01T03:25:00.000-07:00</published><updated>2009-05-23T15:02:53.901-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DİKİŞ-ÇEYİZ'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShaI74sx1-I/AAAAAAAAADM/fGhduIrKbv4/s1600-h/DSC08845.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShaI74sx1-I/AAAAAAAAADM/fGhduIrKbv4/s400/DSC08845.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338604970708162530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;işte yorganlama yaptığım bir seccade seten üzerine boyma yapılmış harika bir örtüydü kıyamadık küçükltmeye yorganlamayla küçükldü biraz işte&lt;br /&gt; bunu karabaş makinaya satın alacağnız kapitone ayağıyla bile yapabilirsiniz lakin motor takılsa iyi olur birde dişlisini düşürün makinanın&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-9151809132795103718?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/9151809132795103718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=9151809132795103718' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/9151809132795103718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/9151809132795103718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/05/iste-yorganlama-yaptgm-bir-seccade.html' title=''/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/ShaI74sx1-I/AAAAAAAAADM/fGhduIrKbv4/s72-c/DSC08845.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-7916780349716223067</id><published>2009-04-28T12:47:00.000-07:00</published><updated>2009-05-23T15:01:45.273-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SfdeV4EI2RI/AAAAAAAAAA4/Iwja4lvIYzM/s1600-h/DSC08621.JPG"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SfdeV4EI2RI/AAAAAAAAAA4/Iwja4lvIYzM/s320/DSC08621.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329832413936277778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kızımla buradan sesleneceğiz artık size yanlız bu posta olayı nasıl olacak burda yorum atmak ne zor isim ve parola soruyor fikri olan varsa yardım istiyorum :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-7916780349716223067?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/7916780349716223067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=7916780349716223067' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7916780349716223067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/7916780349716223067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/04/kzmla-buradan-seslenecegiz-artk-size.html' title=''/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SfdeV4EI2RI/AAAAAAAAAA4/Iwja4lvIYzM/s72-c/DSC08621.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264001624440934157.post-798254644404036121</id><published>2009-04-27T11:56:00.000-07:00</published><updated>2009-04-28T12:47:48.994-07:00</updated><title type='text'>artık buradayım</title><content type='html'> bana yardımcı olun arkadaşlar bu blogspot nasıl işler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264001624440934157-798254644404036121?l=eregliceyiz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/feeds/798254644404036121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1264001624440934157&amp;postID=798254644404036121' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/798254644404036121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264001624440934157/posts/default/798254644404036121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eregliceyiz.blogspot.com/2009/04/artk-buradaym.html' title='artık buradayım'/><author><name>eregliceyiz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05199300859128859162</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='31' src='http://1.bp.blogspot.com/_e638NwZRctA/SMgt1u5YJAI/AAAAAAAAAAM/0UfEp-bUNcQ/S220/DSC04512.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry></feed>
